İdare ve vergi Hukuku

 

İdare Hukuku

İdare hukuku, kamu idaresinin kuruluşu, işleyişi ve bireylerle olan ilişkilerini düzenleyen kuralları kapsar. Bu hukuk dalında en sık karşılaşılan uyuşmazlıklar, idari işlemlere karşı açılan davalardır. İdari davalar genel olarak üç ana kategoriye ayrılır: iptal davaları, tam yargı davaları ve idari sözleşmelerden kaynaklanan davalar.

  • İptal davaları, kamu idaresinin tek taraflı işlem ve kararlarına karşı açılan davalardır. İmar uygulamaları, ruhsat iptalleri, kamulaştırmalar, belediye encümeni kararları ve kamu ihaleleri bu kapsamda en sık dava konusu olan işlemlerdendir.

  • Tam yargı davaları, idarenin işlem veya eylemleri sonucu maddi ya da manevi zarara uğrayan kişilerin açtığı tazminat davalarıdır.

  • İdari sözleşmelere ilişkin davalar ise kamu hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla imzalanan sözleşmelerden doğan ihtilafları konu alır.

İdarenin çıkardığı tüzük, yönetmelik ve tebliğ gibi düzenleyici işlemlere karşı da Danıştay nezdinde iptal davası açmak mümkündür. İdari davalarda yetkili mahkeme, işlemin yapıldığı veya davacının ikamet ettiği yerdeki idare mahkemesi ya da doğrudan Danıştay olabilir. Dava açma süresi, ilgili işlemin tebliğinden itibaren 60 gündür. Dava sürecinde işlemin uygulanmasını geçici olarak durdurmak için yürütmenin durdurulması talep edilebilir.

Av. Osman ÇINAR Hukuk & Danışmanlık Bürosu, Ankara Yenimahalle ofisinde, idare hukukuna dair her türlü uyuşmazlıkta müvekkillerine profesyonel hukuki danışmanlık ve dava temsil hizmeti sunmaktadır.


 

Vergi Hukuku

Vergi hukuku, devletin mali yükümlülüklerini anayasal sınırlar içinde yerine getirmesini sağlayan bir kamu hukuku dalıdır. Bireylerin veya kurumların ekonomik faaliyetleri sonucu vergiyi doğuran olay meydana geldiğinde, vergilendirme süreci başlar. Bu süreç; tarh, tebliğ, tahakkuk ve tahsil aşamalarından oluşur. Tarh, verginin hesaplanması; tebliğ, bu hesaplamanın mükellefe bildirilmesi; tahakkuk, verginin ödenebilir hale gelmesi; tahsil ise verginin devlet tarafından tahsil edilmesi anlamına gelir.

Vergilendirme sürecinde yapılan usulsüz işlemler, vergi hatası olarak değerlendirilir. Bu hatalar, hesap hataları veya vergilendirme hataları şeklinde sınıflandırılır. Vergi daireleri, bu hataları düzeltmek veya vergiyi doğru şekilde tahakkuk ettirmek amacıyla yoklama, vergi incelemesi, bilgi toplama ve arama gibi idari yetkilerini kullanabilir. Ayrıca, bazı durumlarda takdir komisyonları aracılığıyla matrah tespiti de yapılabilir.

Ödenmeyen vergiler için gecikme faizi, gecikme zammı uygulanabilir ve cebirî icra yoluna başvurularak ödeme emri düzenlenir. Süresinde itiraz edilmezse bu emir kesinleşir ve haciz işlemiyle tahsil yapılabilir. Mükellef, bu tür işlemlere karşı vergi mahkemelerinde dava açabilir; dava süresi tebliğden itibaren 30 gündür. 

Vergi ile ilgili bazı fiiller yalnızca idari yaptırım değil, aynı zamanda cezaî sonuçlar doğurabilir. Vergi kaçakçılığı, sahte belge düzenleme veya kullanma gibi eylemler, Vergi Usul Kanunu uyarınca ceza hukukunu ilgilendiren suçlar arasında yer alır.

Av. Osman ÇINAR Hukuk & Danışmanlık Bürosu, Ankara Yenimahalle’de yer alan ofisinde, hem mükellef haklarını korumaya yönelik idari başvurular hem de vergi uyuşmazlıklarına ilişkin davalarda müvekkillerine kapsamlı danışmanlık ve temsil hizmeti sunmaktadır.

Bize Ulaşın
Veya

İletişim Talep Formu Oluşturun